Şahane kitaplar 02: Kapakların dayanılmaz çekiciliği

22/02/2021

Huzurlarınızda "Şahane Kitaplar". Bu başlığın altında belki metniyle olmasa da tasarımıyla, şekliyle, görselleriyle ya da sırf eğlencesiyle "şahane" sıfatını hak ettiğini düşündüğüm kitaplardan söz edeceğim. Yazarak anlatmak yeterli gelmeyeceğinden elimdeki kısıtlı imkanlarla kısa videolar da ekleyeceğim. 

(Merak edip soranlar olacaktır: Bu kitapların hemen hemen hepsini Amazon'dan sipariş etim. Bazılarını burada yabancı yayınlar satan kitapçılarda bulmak mümkün, araştırmakta fayda var.) 

***

The Look of the Book

Yazar: Peter Mendelsund, David J. Alworth
Yayınevi: Ten Speed Press
Yayım tarihi: 2020
Sayfa sayısı: 290

Bir itirafla başlayayım: Bazen sırf yeni baskısının kapağı daha güzel diye ya da çok şık seri yapmışlar, tamamlamak lazım diye evdeki kitaptan bir tane daha aldığım oluyor. Eskisini hediye ediyorum, dolayısıyla israf sayılmaz diye kendimi kandırıyorum (sayılmaz). Fakat düşününce yine de garip geliyor, sonuçta roman aynı roman, içindeki cümleler aynı. Sırf kapağı değişti diye konusu ya da karakterleri değişmiyor. Gel gör ki kitapları nesne olarak da seviyoruz; kağıdın dokusu, sayfanın kokusu filan derken elbette işin içine kapak da giriyor. 

Kapak deyince karşımıza yazarı, tasarımcıyı, yayınevini ve okuru kapsayan karmaşık bir denklem çıkıyor. Yazar, yazdığı roman en doğru şekilde tanıtılsın istiyor. Tasarımcı, orijinal olmak ve içine sinen işler yapmak istiyor. Yayınevi, vitrinde dikkat çekmek ve kendine yakışan bir kurum kimliği oluşturmak istiyor. Okursa ilgisini çekecek, hoşuna gidecek bir kitap bulmak istiyor. 

The Look of the Book, tüm bu konulara değiniyor. Dönemlerin ve modaların kapakları nasıl etkilediğini inceliyor (meşhur Lolita örneği de var elbette). Bir kapağa baktığınızda gözünüze ilk ne çarpar diye soruyor. Bilimkurgu, korku, aşk gibi alt türlerden beklenen kapak tasarımlarını masaya yatırıyor. Uzunca bir bölümde, Ulysses ve Moby Dick gibi iki klasik esere nasıl kapaklar yapılabilir içerikli vaka çalışması çok güzel. 21. yüzyıl şartlarında başarılı olacak bir kapak nasıl hazırlanır konusuysa ufuk açıcı (cep telefonu ekranında da güzel görünmesi lazım örneğin). 

The Look of the Book

The Look of the Book, kapaklara ilgi duyanlar için gerçekten şahane bir kitap. Peter Mendelsund’u burada Metis’ten çıkan ve benim sık sık tavsiye ettiğim Okurken Ne Görürüz isimli kitabından tanıyorduk. Birkaç yıl önce W.G. Sebald’ın üç kitabı için hazırladığı nefis kapakları gördüğümde, yukarıda söz ettiğim şeyi yapmış ve evdeki kitapların yeni baskılarını almıştım. Mendelsund aynı zamanda romancıymış, onu yeni öğrendim. 

***

Madem buralara geldik, değinmeden geçmek olmaz. Bazen tüm çabanıza ve iyi niyetinize rağmen kapakların ters teptiği de oluyor. Başıma geldi, ilk elden öğrendim.

İlk kitabımdan beri kapak tasarımcısı olarak hep Utku Lomlu ile çalıştım. Everest’te başladık, yıllar sonra Can’da devam ettik. Benim için yaptığı kapaklardan en hoşuma gidenlerden biri, Aşka İnanmayanlar İçin Aşk Öyküleri’ninkiydi. Öykülerimde anlatmak istediğim aşk kavramına çok güzel uyuyordu (son derece gösterişli ama sahte bir düğün pastasıyla üzerine konan arı) ve bence kitabın havasını yansıtıyordu. İlk taslağı gördüğümde ne bir itirazım oldu ne de değişiklik talebim. Hatta çok iyi hatırlıyorum, baskıya girmeden önce fikrine güvendiğim bir iki arkadaşıma gösterdim ve onlar da çok beğendiler.

Gel gör ki okurlar nefret etti. 

Sosyal medyadaki yorumlara ve bana gelen epostalara bakılırsa okurlar Aşka İnanmayanlar İçin Aşk Öyküleri’nin kapağını hiç de bizim düşündüğümüz gibi algılamamışlar. Sırf pasta değil, kitabın adı, renkler ve yazı karakteri bir araya gelince insanların kafasında çok olumsuz bir imaj oluşturmuş. "Kapağa rağmen" okuyanlarsa ya sadık okurlardı ya da kendi dediklerine göre, tavsiye üzerine okuyanlar ("normalde asla elimi sürmezdim!") Utku, memleketin en iyi kapak tasarımcılarından biri, yayınevi deseniz kırk yıllık kurum, benim de ilk kitabım değil. Ama hiçbirimiz böyle olacağını tahmin edemedik. Okura, "hayır, siz anlamadınız" demek son derece anlamsız, sonuçta kapak onlar için tasarlanıyor. Anlaşılan, bazen olmuyor. Sanırım denkleme şans faktörünü de eklemek lazım. 

Pin It on Pinterest