01.  Kitaplar

ATMACA

Roman, Can Yayınları (2020)

Arka kapak

Öfke, kısa süreli bir delilik halidir derler ama bazen çok da kısa sürmez, insanın ömrünü ele geçirir. Atmaca, gitgide artan öfkesiyle boğuşan Ömer'in lisede başlayıp kırklı yaşlarına, 90’lardan bugüne uzanan öyküsü. Hayal kırıklıkları, kararsızlıklar, yarım kalan aşklar, çaresizlik, öfke ve sürekli bekleyiş: Gerçek hayat ne zaman başlayacak?

Saat ikiyi on dört geçiyordu. Daha fazla beklemenin anlamı yoktu artık. Ayağa kalkmak için sandalyemi ittiğimde çıkan gıcırtı sınıfta yankılandı. Sami Hoca tahtaya dönmüş bir şeyler yazıyordu, bir tek o duymadı. Huzursuzca kıpırdananlar, öksürenler oldu. Arkamdakilerin gözlerini ensemde hissettim. Midemde ufak çapta bir fırtına kopuyordu. Neden bilmiyorum ama ceketimin önünü ilikledim. Kapıya vardığımda Sami Hoca bana dönüp, "Evladım, gelirken yan sınıftan tebeşir de ister misin sana zahmet," dedi. "Bu düdük kadar kalmış, parmağımdan kayıyor."

İlk bölüm ↓

AŞKA İNANMAYANLAR İÇİN AŞK ÖYKÜLERİ

Öykü, Can Yayınları (2018)

Arka kapak

Siparişle pasta yapan ve her birinin içine kişiye özel aşk metinleri koyan ama aşka inanmayan Faik Bey, kullandığı Mercedes’e âşık şoför, kırsalda saklanan babası hakkında atlılara ipucu vermemeye çalışan ufak çocuk, iki oğluna arı izleme projesi veren çapkın baba, eski kocasını bir sabah bir kafede, yanında yeni sevgilisiyle görüp işe geç kalan kadın, yabancı bir kadın gazeteciyi sınır kentindeki bombalanmış otel odasında alıkoyan adam...

Hikmet Hükümenoğlu, onu romanlarıyla tanıyan okurunun karşısına bir öykü kitabıyla çıkıyor – Aşka İnanmayanlar İçin Aşk Öyküleri. Tuhaf, patolojik, alışılmadık aşk hikayelerinin yanında bildik durumları da ustalıkla, incelikli bir mizahla, merak duygusunu hep canlı tutarak anlatıyor. İnanıp inanmamak okura kalmış.

İlk bölüm ↓

KÖRBURUN

Roman, Can Yayınları (2016)

Arka kapak

Körburun, hem uzak hem yakın bir ada… Sapa, içine kapalı ama bir o kadar da yakınındaki anakaranın uzantısı. Kuşaklardır gözden ırak, ağır akan yaşantısı aslında hiç yabancısı olmadığımız bir öykü anlatıyor bize.

Eski, “ah ne güzel komşularımız” ile geçen günlerden gittikçe kendi içine kapanan, içine kapandıkça da kendi kurallarındaki dayatmacılığın sertleştiği bir yaşamın adım adım örüldüğü Körburun'da gürültülü şeyler hakkında susulur, günlük sesler ise uğultuya dönüşür.Hikmet Hükümenoğlu, üç kuşağın aşklarını, hırslarını, düş kırıklıklarını anlattığı Körburun'da “büyük roman”ı deniyor ve bizi öykünün bireyi aştığı yere bakmaya yönlendiriyor.

İlk bölüm ↓

2017 Attilla İlhan Roman Ödülü >>

04:00

Roman, Everest Yayınları (2012)

Arka kapak

Günümüzün ilginç kalemlerinden Hikmet Hükümenoğlu yeni kitabı ile okurlarını şaşırtmaya devam ediyor. 

Her zaman güçlü kurgusu, etkileyici atmosferi ve beklenmedik sonlarıyla okuru farklı bir okuma serüvenine çağıran Hükümenoğlu, 04:00 adını taşıyan bu romanıyla da yabancısı olduğumuzu sandığımız ama içinde yaşadığımızı hatırlayacağımız, sonunu merak edip aslında bildiğimizi fark edeceğimiz bir dizi olayın içine çekiyor bizi.

İstanbul’da yaşıyor olmakla İstanbul’da ölüyor olmak arasında fark kalmadı, dedi hiç tanımadığım bir kadın. Uzun sarı saçları vardı ve ağlıyordu sanırım. Rüya gördüğümü sonradan anladım.

Böyle bir hayatı seçenlerin alışması gereken şeylerden birisi de, insanın uyandığı anda kapıldığı o tuhaf şaşkınlıktır. Bazen nerede olduğunuzu hatırlayamazsınız, bazen de kim olarak uyandığınızı. Rahatsız edici bir unutkanlık değildir bu.

İlk bölüm ↓

47 NUMARALI KAMARA

Roman, Everest Yayınları (2009)

Arka kapak

Romanlarında gerilimi en iyi biçimde kullanan genç kuşak yazarlarımızdan Hikmet Hükümenoğlu’nun Kar Kuyusu ve Küçük Kadınlar Kitabı’ndan sonra, yeni romanı 47 Numaralı Kamara bir kez daha okurları nefes nefese bir serüvene sürüklüyor.

Yakın zamana dek entelektüel aşırılığı ile bilinen, yakın zamandan beri ise artık çok satmaya başlamış bir yazar olan Hikmet Bey, asistanı ve eşi ile çıkmış olduğu bu deniz yolculuğunun tadını çıkartmaktadır. Herkes ağzının içine bakarak onu dinlemekte, veciz cümlelerinden ilham almaya çalışmakta, ünlü bir yazarın yakınında bulunmanın büyüsü içinde tüm entelektüel özlemlerini dindirmektedir.

Ancak bir kişi, her şeyin gerisindeki, mutlu evliliğin, çok beğenilen kitapların ardındaki o zavallı, küçük sırrı bilen bir tek kişi, sıkıntıdan bu deniz yolculuğunda. Akşam yemekleri bitmek bilmez, yol uzadıkça uzar… Sır ise çatallandıkça çatallanır.

İlk bölüm ↓

KÜÇÜK YALANLAR KİTABI

Roman, Everest Yayınları (2007)

Arka kapak

"Küçük Yalanlar Kitabı" kendimize söylediğimiz yalanlarla ilgili bir roman; sırlarla ve sürprizlerle dolu karanlık bir labirent.

Faruk, kendini görevine adamış bir devlet memuru. Esrarengiz bir iş peşindeki ecnebi misafirini en iyi biçimde ağırlayabilmek için kendini perişan ediyor.

Rezan, yeni hayatı resimli mecmualardan ve radyo temsillerinden öğrenmeye çalışırken tek dostu üst kattaki Yahudi komşusu Madam Nora. Hiç hesapta yokken kendini akıl almaz bir ilişkinin içinde buluveriyor.

Tevfik, kitaplarla, plaklarla ve bitkilerle çevrili bir hapishane kurmuş kendine. Aşık olduğu Beyaz Rus kadını anlatıyor, her gün baştan başlayarak, hiç usanmadan.

Ve bu üç kişiyi bir araya getiren, içinden kolay kolay çıkamayacakları bir kabusun ortasına sürükleyen, sırf onların değil bütün dünyanın peşinden koştuğu gizemli "Semper Augustus".

İlk bölüm ↓

KAR KUYUSU

Roman, Everest Yayınları (2005)

Arka kapak

Kar Kuyusu’nda tıpkı şehrin tüm pisliklerini örten karın kendisi gibi, altta kalmış, saklanmış, gözlerden ırak tutulmuş, kirlenmiş olanların çığlıklarını bastıran, dingin bir anlatım bulacaksınız. Ama bu sessizlik, karın eriyip şehri kirli çamuruyla baş başa bırakması gibi, sizi belki hiçbir zaman bilmek istemeyeceğiniz gerçeklerle baş başa bırakacak: En acımasız cinayetler evlerin içinde işlenir! Kar Kuyusu bir ilk roman. Ancak usta işi bir ilk roman. Şaşıracaksınız.

Genç kadının küçük bir takı dükkanı açtığı sokakta hiçbir şey göründüğü gibi değildi. Ne sessizlik huzurlu ve sakindi, ne de korkutucu olanın ne olduğunu açıklamak kolaydı. Ne zaman ki şehir karın suskunluğuna teslim oldu, gölgelerin de dili o zaman yavaş yavaş çözüldü.

İlk bölüm ↓

Pin It on Pinterest