Dünyada iki cins insan varmış, suda batanlar ve suda batmayanlar. Normal insanlar tatlı suda hiçbir şey yapmadan sırt üstü ya da yüz üstü uzandıklarında öylece kalabiliyorlar. Benim de aralarında bulunduğum pek normal sayılmayacak insanlar ise kalamıyorlar. Kendimizi ne kadar rahat bırakırsak bırakalım, ne kadar hareketsiz durursak duralım, batıyoruz. Bilim adamları bunun sebebini yıllardır araştırmaktaymış. Henüz mantıklı bir açıklama bulamamışlar. Ben de her salı havuzda kendi çapımda araştırmalara devam ediyorum ama herhangi bir ilerleme kaydedemedim.

Bu sabah E3'te (elektronik eğlence ürünleri fuarı) gösterilen tanıtım videoları internete yayıldı. Son zamanlarda hem sinema filmleri ile televizyon dizileri arasında, hem de televizyon dizileriyle edebiyat arasında gayet belirgin bir benzeşme yaşanıyor. Diziler, filmlerle boy ölçüşecek kadar büyük ve pahalı yapımlar olmaya başladı. Bazılarının senaryoları, en sağlam romanları aratamayacak kadar iyi yazılıyor. Video oyunları ise yavaş yavaş hem sinema filmleriyle, hem televizyon dizileriyle boy ölçüşecek kıvama geliyor. Sanırım oyunların hedef kitlesinin artık yetişkinleri de kapsamaya başlaması yüzünden böyle bir değişim yaşanıyor.

Elbette sabah oturmuş sonbaharda çıkacak oyunların fragmanlarını seyrederken böyle derin konularda kafa yormuyordum. Hemen sonbahar olsun, hemen sonbahar olsun diye kendi kendime tepinmekteydim. O sırada "Assassin's Creed Revelations" isimli oyunun fragmanındaki müzik çok hoşuma gitti. Bir daha dinledim, iyice kafama takıldı. İşi gücü bıraktım (iş güç = havuzda niye batıyorum deneyleri öncesi spor çantası hazırlamak), çalan parçanın Woodkid isminde bir gruba ait Iron olduğunu öğrendim. Sabahtan beri bunu dinliyorum.

Eğer oyun ilginizi çekmiyorsa Iron'ın orjinal videosunu izleyin. Yoann Lemoine adında bir yönetmen tarafından çekilmiş. Sonradan anlaşıldı ki, Yoann Lemoine Bey aynı zamanda Woodkid'miş. Yani şarkıyı besteleyip söyleyen de kendisi. Bu şahane insana şapka çıkarıyorum.